Tökür'e ne yapalım ?

İade_i İtibar Yapsak mı ?

 

Babamın Hat Bakıcı olması sebebi ile yaz tatillerinde ve havanın güzel olduğu günlerde  gezmek ve ona yardım etmek amacı ile yanına takılıp gezerdim.

Gene böyle bir gezide yolumuz , Yukarı Çiftlik Köyü Keten Mahallesine idi.

Safranbolu Çarşı’dan yola çıkmış Kirkille derken Yukarı Çiftlik Köyü Keten mahallesi yoluna  gelmiştik.

Dere yatağında birkaç tane büyük kavak ağacı vardı.

Babam oraya ineceğimizi söylemişti.

Yukarıdan dere yatağı gözüküyordu, su akmıyordu  .  PTT’nin  hat boyu da o yöne doğru gidiyordu zaten ve ”derede su yok, o ağaç orada nasıl yaşıyor “ diye soru yöneltti.

 Bende oradan su çıkıyor olabilir diye yanıt vermiştim.

Oraya inelim hem biraz da soluklanırız demişti.

 Dere yatağındaki kavak ağaçlarının oraya indiğimizde üst taraftan su gelmediği halde bayağı bir suyun çıktığını gördük. ellerimizi yüzümüzü yıkadıktan sonra babam bu arada abdestini de tamamlamıştı ,  gel diyerek beni çağırdı.

Yanına ulaştığımda kayadaki izleri göstererek bunlar neye benziyor sorusunu yöneltti.

 O gün için kayada çözülmeler sonucu oluşmuş çukurlar olabilir demiştim.

  Babam o gün, bu su kaynağında görmüş olduğum çukurların Hz.Ali’nin el, ayak, uyurken yanına koyduğu çatal başlı kılıcının ve atının ayak izlerinin olduğunu söylemişti. Okulda da dört halife devrini işlemiştik.

Arabistan’da  geçen bir yaşamdı.

Hz. Ali Anadolu’ya hele Batı Karadeniz’e gelmemiştir baba dediğim de .

 Hz. Ali’nın gerçekten Safranbolu’ya ve Çiftlik Köyü  Tökür veya Danaköy Tökür yöresine geldi mi ? bilinmez ama  gelmeleri cismani değil ruhanidir dediğinde de,  ama bu izler var baba ruhların ağırlığı mı olur ? diye sorduğumda da , o konuyu sonra konuşuruz demişti.

Tabi o gün bu gün o konuyu bir daha konuşmadık.

Sonraki yıllarda da Safranbolu’da İnşaat malzemeleri pazarlayan ve köyün muhtarı da olan Arpacı Ahmet Ünal’la tanışmam  ve aile ile dostlukların pekişmesi

Yukarı Çiftlik Köyü Keten Mahallesine gitme trafiğimizi artırmış oldu. Şahane Köy ,mezarlık ve Tümülüs mezar gezilerimiz oldu birlikte daha sonra Sarp dere’den Yazıköy’e Kanyondan yürüyüşümüzde gerçekleşti.

Bu dere yatağının olduğu yer Dana köy’le Çiftlik Köyü sınırlarını ayıran yerdi.

 Bu yer kimilerine göre TÖKÜR kimine göre TEKİR mevkii olarak adlandırılıyor.

Tökür’deki sorunumuz İslam öğretisinde Sunilerce ve Alevilerce sevilen Hz. Ali’nin izlerinin veya  bu inancın izlerinin , bu bölgedeki kimi diğer  inanışlarının  da dikkatsizce korunmamasının ilginç bir örneği .

Turizm sektörünün gelişmesi ile  bir sürü doğa sever ve inanış sahibi insanların bu tür yerleri ziyaret etmesi isteği ile Hz. Ali ayak izi olarak tanımlanan yere de ilgi duyan çok sayıda kişi gelmesi, bakması olası iken bu izin ortadan kaldırılması hata olmuştur. bu tür yerlerin (Düşek, Ocak veya Su kültü ) yok edilmesi ile tanıtım atağına da  sekte vurmaktadır ve vurulmaktadır.

Bu halde bile olsa tanıtım için bir tabela dikilmesinde ve Tökür’de bir düzenleme yapılıp çevresinin korunup düzenlenmesinde fayda umulmalıdır. Hiç değilse Bu yörede yöresel olarak özelliklerini korumada bir adım atılmış olur ve yörenin itibarını iade etmiş oluruz.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !